Tarihi kanalları, daracık sokakları ve benzersiz güzellikteki gondolları ile her ne kadar klişe de olsa gerçek şu ki; Venedik, dünyanın en romantik şehirlerinden biri. Aynı zamanda dünyanın dört bir yanından turistleri her daim cezbeden bu şehir oldukça kalabalık ve pahalı. Araç girişinin yasak olduğu bu romantik şehirde, bence yapılacak en güzel şey sadece yürümek ve kaybolmak.

Venedik’e Ne Zaman Gidilir?

İtalya’yı ziyaret etmek için daha öncede önerdiğim en güzel aylar olan mayıs ve eylül ayları Venedik için de ideal. Yaz aylarına nazaran kalabalığı bir nebze daha azalmış oluyor, hem de kötü hava şartlarıyla boğuşmak zorunda kalmıyorsunuz.

Eğer “benim için hava soğuk ve yağmurlu olsa da olur” derseniz sonbahar ve kış aylarında hem daha sakin hem de daha ucuz bir Venedik karşılıyor olur sizi. Şubat ayındaki Venedik Karnavalı’nın olduğu dönem hariç tabi. Yaz aylarında da şehrin turistler tarafından istila edildiğini tahmin ediyorsunuzdur zaten.

Venedik’e Nasıl Gidilir?

Direkt hava yoluyla ulaşabileceğiniz gibi Floransa, Roma ve Milano’dan trenle de ulaşabilirsiniz. Gezi planı yapacaklar için uzun uzadıya bildiğim tüm detayları anlattığım Venedik Ulaşım rehberi yazıma göz atabilirsiniz.

Venedik Kaç Günde Gezilir?

Eğer fazla vaktiniz yoksa bir gün Venedik’in merkezi noktalarını görmeniz için yeterli olur. Şayet zamanla ilgili sıkıntı yaşamayacaksanız bence Venedik için ideal süre iki gün.

İkinci günün sonunda eğer plaj keyfi yapmak gibi bir amacınız yok ise gezilecek yerleri bitirmiş olacağınız için sıkılacağınızı söyleyebilirim.

Venedik’te Nerede Kalınır?

İki seçeneğiniz var. Ya şehrin merkezi noktasından uzak bir yerde konaklayıp vaporettolar aracılığı ile yolculuk etmek durumunda kalacaksınız. Ya da şehrin merkezinde konaklayıp ulaşım aracı olarak sadece ayaklarınızı kullanacaksınız.

Bence bu şehirde bir seyahat planlıyorsanız San Marco Meydanı’na yakın bir yerde konaklamalısınız. Böylelikle Venedik’te gezilecek her yere yürüme mesafesinde oluyorsunuz. Karanlık çöktüğünde şehre yansıyan ışıltıyı bu sayede keşfedebilirsiniz. Aksi takdirde zamanınızı yolda harcamış oluyorsunuz.

VENEDİK’TE GEZİLECEK YERLER
Venedik’te Birinci Gün:
  • San Marco Meydanı – Piazza San Marco
  • San Marco Bazilikası – Basilica di San Marco 
  • Gondol Turu
  • Dükler Sarayı – Palazzo Ducale (Doge’s Palace)
  • Ah’lar Köprüsü
 San Marco Meydanı – Piazza San Marco

“Tüm yollar Roma’ya çıkar” sözünü Venedik için “Tüm yollar San Marco Meydanı’na çıkar” olarak uyarlayabiliriz. Burası turistlerle dolup taşan, etkinliklerle dolu, değim yerindeyse Venedik’in kalbinin attığı yer.

Torre dell’Orologio adındaki saat kulesine, San Marco Bazilikası’na ve daha pek çok güzelliğe ev sahipliği yapan bu tarihi meydan Venedik’in en merkezi noktası. Haliyle burada bulunan restoranlar ara sokaklardaki mekanlardan çok daha pahalı. Fakat buraya kadar gelmişken bir akşam yemeğinizi bu meydandaki restoranlardan birinde yemenizi öneririm. Meydanın dokusu ile restoranlardaki klasik müzik tınıları birleşince ortaya müthiş bir atmosfer çıkıyor.

Ulaşım: Tüm sokaklarda San Marco Meydanı için yönlendirme levhaları mevcut. Ayrıca kime sorsanız tarifi kapıp ulaşabilirsiniz. Haydi tabana kuvvet!

Altın Kilise: San Marco Bazilikası – Basilica di San Marco 

İtalya’daki pek çok bazilikayla benzer ögeler barındırsa da kendisine has bir dokusu ve atmosferi olduğunu düşünüyorum buranın. Bu ihtişamlı bazilika söylentiye göre Venedikli gezgin Marco Polo için yapılmış.

Biz Türklerin bilmesi gereken en önemli nokta ise, günümüz Sultanahmet’inde “At Meydanı” olarak bilinen hipodromdaki dört at heykelinin, haçlı seferleri sırasında Venedik dükü tarafından götürülmüş olması. Dönemin Konstantinopolis’inden getirilmiş bu ganimetlerin sergilenmesi, Venedik için bir güç gösterisi özelliği taşıyormuş, heykelleri hala San Marco Bazilikası’nda sergileniyor.

Püf Noktası:

Girişinde günün her saati uzun kuyruklar oluşsa da, bu çileyi en aza indirmek için açılış saatinde orada olmakta fayda var.

Uyarmadı Demeyin!

Bazilikaya çantanızla giriş yapamıyorusunuz. Eğer oteliniz yakın mesafede değilse ve çantanızla gelmek zorundaysanız endişelenmeyin. Bazilikanın yakınında çantanızı teslim edebileceğiniz bir emanet ofisi mevcut, bir saatliğine ücretsiz olarak çantanızı bırakabilirsiniz. Önünde müthiş bir kuyruk oluşuyor, şimdiden söyleyeyim. Ayrıca tüm bazilikalardaki gibi burada da kıyafet kuralları geçerli. Omuzlarınızın ve diz kapaklarınızın örtülü olması gerekiyor.

Giriş Ücreti: Giriş ücretsizdir. İçerisindeki müze girişi için 5, tepesindeki manzara noktası için ise 2 euro ödemeniz gerekiyor.
Ziyaret Saatleri: 09:30-17:00
Ulaşım: San Marco Meydanında ihtişamıyla göz kırpıyor.
Ziyaret Süresi: Kuyrukta geçen süre ile birlikte ortalama 1-2 saat.

Olmazsa olmazlardan: Venedik Gondol Turu

Bu şehirde yapılması gereken ilk aktivite, gondol turu şüphesiz. Meşhur Venedik Kanalları arasında, gondollarla yapılan yolculuk insanı büyülüyor. Çok pahalı olduğunu düşünüp, istediğim gibi pazarlık yapamadığım için üzülsem de iyi ki bu deneyimi yaşamışım diyorum şimdi. Euro’nun Türk Lirası karşısında şaha kalktığı şu günlerde tur ücreti cebimiz deldi geçti ama sevdiceğimle bize yaşattığı romantik dakikalar paha biçilemezdi.

Ulaşım: San Marco Meydanının hemen karşısındaki ya da Rialto Köprüsü’nün önünde dizilmiş gondolları kime sorsanız gösterecektir.
Ortalama Harcanacak Süre: Pazarlıkla birlikte yaklaşık 1 saat.
Gondol Turu Ücreti: 40 dakika 80 Euro, sonraki her bir saat için 40 Euro (Geceleri bu fiyatlara yaklaşık 10-20 euro ekleniyor)

Venedik’teki Gondollar Neden Siyah Renkli?

 Bu soruya cevaben anlatılan bir çok hikaye var. Bunların birine göre 1300’lü yıllarda bölgeyi etkileyen ve “kara ölüm” olarak bilinen veba salgını nedeniyle insanlar tedavi süreçlerinde bu gondollarla taşınıyorlarmış. Hastaların binlercesi ise, ne yazık ki gondolların içinde vefat etmiş. Veba sonrası dönemin dükü tarafından alınan bir kararla, ölen kişilerin yasını sembolize etmesi adına tüm gondollar siyaha boyanmış.

Dükler Sarayı – Palazzo Ducale (Doge’s Palace)

Şehrin düklerine taç giydirme merasimi burada yapıldığı için “Dükler Sarayı” olarak isimlendirildiği rivayet ediliyor.

İçerisinde mahkeme salonlarının ve zindanların yer aldığı, dönemin yönetim binası olan Dükler Sarayı 1923 yılından beri müze olarak hizmet veriyormuş. Ziyaret etmek için ya sabahın erken saatleri ya da turların yemek molası verdiği öğlen saatlerini tercih etmelisiniz. Ben 13:00 da ziyaret ederek hiç sıra beklemeden giriş yapmıştım. Turlara denk gelip saatlerce sıra bekleyerek sevgi sözcükleri sıralamamanız için bu tüyomu dikkate almanızı öneririm.

Ah’lar Köprüsünden Geçmeden Dönmeyin!

Venedik’teki en ünlü köprülerden biri olan Ah’lar Köprüsü; hapishaneye götürülen mahkumların Venedik’e son kez baktıkları ve iç çektikleri yer olduğu için bu şekilde isimlendirilmiş olan önemli bir nokta.

Giriş Ücreti:  26 Euro (2020)  
Ziyaret Saatleri:
1 Nisan – 31 Ekim
Pazar – Perşembe 8.30 – 21.00 (son giriş 20.30) Cuma ve Cumartesi 8.30 – 23.00 (son giriş 10.30)
1 Kasım – 31 Mart 8:30 – 19:00 (son giriş 18:30) 25 Aralık  ve 1 Ocak: 10:30 – 19:00 (son giriş 18:30)
Ulaşım: San Marco Meydanına yaklaşık 5 dakika yürüme mesafesinde, kime sorsanız gösterir.
Ziyaret Süresi: 1-2 saat
Online bilet için link

Rönesans’ın Taşı : Rialto Köprüsü

Venedik’teki Büyük Kanal üzerinde inşa edilen ilk köprü olan Rialto Köprüsü Venedik’in en güzel köprüsü bence.
Köprü üzerinde alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar mevcut olup, dilerseniz alışveriş yapabilirsiniz fakat en pahalı ürünlerin burada olduğunu bilmekte fayda var.

Venedik’te İkinci gün

Burano ve Murano adaları

Venedik’e kadar gelmişken Burano ve Murano adalarını görmeden dönmeyeceksiniz değil mi? 

Kaçırmayın! Burano Gezi Rehberi & Murano Gezi Rehberi

Eklemek istediğiniz herhangi bir öneriniz veya sorunuz varsa, aşağıda yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim.

Umarım bu yazı, Venedik gezisini planlayanlar için yararlı olmuştur.

Okuduğunuz için teşekkürler!

Sevgiler.



CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz